ÇİFTÇİLER VE TARIMSAL DRONELAR

ÇİFTÇİLER VE TARIMSAL DRONELAR

Tarımsal İlaçlama'da Drone Dönemi


Drone teknolojisi geliştirildiğinde ilk olarak kullanım alanı olarak film sinema sektörü olarak düşünülmüştü. İlk çıktığı zaman fazlasıyla popüler olan drone teknolojisi artık günümüzde tarım üzerine de kullanılmaya başlandı. Drone teknolojisini az çok herkes biliyor, birden fazla sektörde kullanılmaya başlanan droneların tarım için yurtdışıda dahil olmak üzere kullanılma geçmişi çok eskiye dayanmıyor. Yurtdışında da daha yeni tarım için kullanılma amacı yaygınlaşıyor. Ülkemizde ise maalesef droneların tarım için kullanıldığını sadece bu sektör içinde olan kişiler biliyor. Bilenler demişken Ar-Ge çalışmaları yürüten, teknoloji meraklı ve takipçisi olan insanları kastediyoruz, ülkemizde birçok çiftçinin bu konuda bilgisinin az olduğunu tahmin edebiliyoruz. Halbuki ülkemizde çok kullanışlı olabilecek bir teknoloji. Ülkemizin dağlık ve yükseltileri fazla olduğu için daha da çok önem kazanıyor. Drone teknolojisinin tarımda kullanabilir alanları arasında haritalama, ölçüm, gübreleme, hastalık ve zararlı tespit ve ilaçlama şeklinde uygulamalardır. Sadece bu özellikleri barındıran özel dronelar bile geliştirilmiştir.


Biraz nasıl çalıştıklarından bahsedelim;

Yeni drone teknolojileri tarımın yapıldığı alanın etrafını haritalamak amacıyla bu amaçla yazılımlarla donatılmıştır. Sonrasında yazılımı gerçekleştirilmiş drone tarımsal alanın etrafında uçuşlar yapar ve bu esnada kamera ile kayıt yapmaktadır. Drone havadayken dahili ve harici olmak üzere kameralardan çekim yapar ve her çekimi ne zaman alacağını belirlemek için GPS kullanır. Eğer ki satın aldığınız drone bu işlemleri otomatik gerçekleştiremiyor ise bir kişi drone uçurma görevi diğeri ise çekimi yapılan fotoğrafların kontrolünü eline alması gereklidir.


2015 yılında Federal Havacılık İdaresi tarafından, Yamaha RMAX model drone deniz suyunu boşaltma amacıyla gübre ve zehir ilaçlarını depolayan ilk araç olarak onay aldı. Bu model dronelar, traktör pülvarizatörlerine göre çok daha hassas püskürtme özelliği bulunmaktadır. Bu teknolojideki güdülen amaç ilaç ve işçi maliyetini düşürmektir ki nitekim bunu başarmıştır zaten.

 

Business Insider'ın premium araştırma birimi olan BI Intelligence, drone pazarının 2021 yılında 12 milyar dolar değeri aşacağını tahmin ediyor. Peki özellikle tarımsal drone pazarının dünyadaki gelişimi ve durumu hakkında nasıl bir tahminleri var? Küresel Pazar analizlerinin açıklamasına göre, tarımsal drone pazarında 2024 yılı itibariyle 1 milyar dolarlık satış olacağını öngörüyor ve 2024 yılına kadar geçen sürede, Çiftçilerin drone kullanımı ve gelişimine katkısının daha çok olacağını belirtiyor.


Analiz sonuçları ayrıca tarımın dikkat edilmesi gereken teknik özelliklerinin ve teknolojik ilerlemelerin tahmini dönemde talebi zorlayacağını düşünüyor. Vasıflı kaynakların eksik olmasından ve iş gücü krizinden kaynaklı artan otomasyon, tarımsal drone taleplerini de artıracaktır. Son olarak, Küresel Pazar analizleri, bu alanlar için hükümetin daha fazla geniş çaplı operasyonlara izin vermesini bekliyor.


Yurtdışında çok fazla sayıda tarım için kullanılan dronelar mevcut, fakat aralarından sıyrılan iyi model ve markalardan sizler için aşağıda bahsettik;

senselyeBee SQ: eBee serisi, Çiftçiler genel olarak seçiminin bu drone olduğu söyleniyor. Bu drone sisteminde emotion adında bir yazılım bulunuyor. Tek uçuşuyla 500 dönüm yer dolaşıyor.
PrecisionHawkLancaster 5: Yine çiftçilerin yaygın olarak kullanmayı tercih ettiği bir diğer drone modeli de bu. Sert inişlere dayanıklılığı ve daha fazla kanat açıklığından bahsediliyor.
HoneycombAgDrone: Bu drone modeli 55 dakikalık uçuş süresi ve havada çok rüzgar bulunmadığı sürece harekete geçen ilave 11 dakika havada asılı kalma süresine sahiptir. Kanatlar dayanıklı bir Kevlar elyaf kompozitinden yapılmış olup çift kamera sistemi kullanılmaktadır.
DJI Matrice 100: Bu drone da bulunan batarya sistemi  40 dakikalık bir uçuş süresi sağlayabiliyor. Ayrıca, GPS ve uçuş denetleyicisi gibi standart DJI sistem takımını da içerdiği belirtilmiş.


Tarımsal dronelar son 3-5 yıldır tarım ve ekim konusunda birçok çiftçinin ve diğer tarım işletmelerinin iş skalasını oldukça değiştiriyor, işletmenin büyük veya küçük olması baz alınmıyor. Bu dronelar, fırtına hasarlarını kontrol etme, ürünün fizyolojik gelişimini izlemede çok kolaylık sağlıyor. Sadece bunlarla da bitmiyor, internette tanıtım videolarında genel olarak gösterilmek istenen ve asıl önemli konu maddesi olabilecek husus ise bitkinin hasta ve verimsiz olmasını tespit ederek sadece o kısma ilaçlama ve belirlemeler yapması tabi bunlar için gerekli yazılımların yüklü olması gereklidir. Özellikle engebeli araziler için çok kullanışlı olması eskiden emek ile edilen zahmeti zaman tasarrufu ile daha kısa sürede gerçekleştirmesinin yanı sıra sadece tespit ettiği alanlara uygulaması da ilaç masrafını bu yönde kısmasını bütçenizin elde kalmasını sağlıyor.

Tarlanızın başında oturarak tüm işlerinizi halleden bu harika teknolojik gelişmeyi 7’den 70’e herkesin kullanabilmesi ve çiftçi mühendis kim olursa olsun işin kullanma kısmını öğrendikten sonra hepsini rahatça kendi başına halledebilir.

Tarım kapsamında, bitkilerin çeşitliliğini ölçmek ve bilgilerini sağlamak amacıyla bu harika teknoloji çok işe yarıyor. Hayvansal üretimde takip ve ölçüm bitkisel üretime oranla daha kolaydır. Çünkü hayvanların davranış biçimlerini padometre ile takip edebilirsiniz, tüm verileri girersiniz ve buna benzer hassas ölçümleri kolaylıkla yapabilirsiniz. Bitki için maalesef işler o kadar kolay değildir. Bitkisel üretimde ağacın sağlığını bilen gözlerle gözlem yaparak takip edebilirsiniz. İşte drone burada bu boşluğu dolduran aracımız. Sorunları bitkileri gözlemleyerek tespit ediyor ve yerlerini belirliyor. Tabi ki bunu yapabilmesi ve işe yarar boyuta getirebilmesi kullanmış olduğunuz yazılımın işleyişi ile alakalı. Öyle bir yazılım kullanılması gerekir ki belleğiyle canlı görüntü arasında doğru bağdaştırma yapabilsin. Mekanik kısımdan ziyade işin püf noktası burası diyebiliriz.

Bizim Çiftçimiz Kullanabilir Mi ?

Günümüzde artık herkes teknoloji ile iç içe, köy diye tabir edilen mahallelere bile internet verilmekte herkes son teknoloji telefonlar ile dolanmakta. Diyeceğimiz şu ki teknolojiden biraz anlayan birisi bile bu teknolojiyi rahatça kullanabilir. Bu sistemin basit ve hassas bir yazılıma sahip olması çiftçinin bu aracı kullanma konusunda daha da kolay olmalıdır. Yurtdışı malı olan ürünleri kendi dilime adapte etme süreci yerine kendi yazılımımızı geliştirmemiz gereklidir. Çünkü dilimize çevrilen bir yazılım çiftçimiz için uygun olmayabilir. Konu ile ilgili olarak üniversitelerde yazılımsal çalışmalar yapılmalı, bunun dışında bakanlık ve özel kuruluşlar sistemlerini kurmalıdırlar.

Yalnız şöyle bir husus var ki bizi üzen; maalesef  bazı tarımsal yazılımlar ülkemizde tarımdan uzak kişilerce yapılıyor ve o yazılımlar zamanla çöp olup gidiyor. Tarım ile alakası olmayan yazılımcıların yaptığı yazılım çiftçinin bazı isteklerine cevap veremeyip hata verip kalabiliyor, matematik ve algoritması yetersiz kalıyor. Bu nedenle tarımsal yazılım konusu ayrı bir başlık altında incelenmesi gereken bir konudur. Yazılımcıların tarımcılar ile beraber çalışması gereklidir. Tarımcılar da (yani biz ziraat mühendisleri ve agronomistler) yeni nesil yazılımlara açık olmalıdırlar. Tarımsal yazılım konusunda bile ayrı bir branş bile oluşturulsa yeridir. Tarım ile alakası olmayanların yazmış oldukları yazılımlar genelde ihtiyaca cevap verememektedir. 

TARIMDA YAPAY ZEKA ÇAĞI BAŞLADI...

 

Paylaş: